
Umur Talu'nun köşesinin adı.
Sırf bu yazarı okumak için HABERTÜRK gazetesini alıyorum.
Bugün yine yazmış yazacağını...
Bugün kü yazısından bir alıntı yapalım.
İçindeki sen eğer sensen… Kanunlar, “toplum kuralları” denenler, “aile, okul, mahalle, milliyet, etnisite, din, iş, cinsiyet, cemaat, cemiyet” baskıları. İnsan yaşıyorsa, ömrünün kaçta kaçının kendi hakiki hayatı olduğuna dair genellikle pek düşünmeden yürüdüğünü sanıyor işte. Genellikle kendi “kalbî” yolunda nerdeyse hiç yürüyemeden ömür tüketerek. Kendi içindeki sesine kulak vermeden, kulak verse bile o sesi bastırarak. Başkası kötü görmesin diye, başkalarını kötü görerek, kendi içindeki insanı sık sık kötüleyerek. Sıra dışı olmamak için kendi sırdaşı bile olamadan, kendiyle yüzleşemeden, karşısındakilerle asla yüz yüze, kalp kalbe gelemeden. Saklanarak; ötekilerden sakınırken kendinden sıkılarak. Şablonlara uymak için kendini çiğneyerek; ötekilerce çiğnenip ufalanmasın diye küçülerek. Bu kıvranışa bir ömür yetmez zaten. O yüzden, ömür dediğin, aslında kavruk ve hayatı ıskalamış bir süre.
Bir türlü içindeki sesle yürüyememiş kadınlar, erkekler, çocuklar, yaşlılar. Mecburiyetlere, dünyevi veya uhrevi emirlere uyduğunu zannederken, hayatın, kendinin ve aslında ahlakın, ruhun, dünyanın ve göğün esas sırlarının özünü kaçırmış, ikiyüzlülük dehlizlerinde kaybolurken yeryüzünde var olduğunu sanmış illüzyon kurbanları.
Umur TALU yu okumak istiyorsanız HABERTÜRK YAZARLAR sayfasına bakabilirsiniz...